|
Mustafa AKMANwrote:
REKLAM OKUYARAK ANKET CEVAPLAYARAK PARA KAZANMAYA NE DERSİNİZ …
Türkiye'nin ilk izinli pazarlama platformu SüperTeklif'e ücretsiz üye olun, size gönderilen reklam, tanıtım mesajlarından, anketlerden Puan kazanın. Kazandığınız Puanları biriktirin ve nakit paraya dönüştürün. Süper Teklif, SüperTeklif web sitesine üye olan kullanıcıların izinleri doğrultusunda farklı kanallardan tanıtım mesajları yayınlayan ve bu mesajlardan gelen kazançlarının belli bir kısmını kullanıcılarına dağıtan Türkiye'nin ilk web tabanlı izinli pazarlama platformudur SüperTeklif'e üye olan kullanıcılarımızın hepsi birer SüperÜye'dir. SüperÜye olduğunuzda kendi okuduğunuz ve sizin davetinizle SüperÜye olanların okuduğu tanıtım mesajlarından Puan kazanırsınız. 100.000 Puan'a ulaştığınızda dilerseniz 100 TL hesabınıza yatırılır. Ayrıca profil bilgilerinizi güncellediğinizde ekstra Puan kazanırsınız. SüperÜye'nin kendisinin ve davet yöntemiyle SüperTeklif'e üye yaptığı kullanıcıların okuduğu tanıtım mesajlarından kazançları Puan olarak biriktirilmektedir. Kazanılan Puanlar 100.000'e ulaştığında, Puan'ın karşılığı olan 100 TL SüperÜye'nin isteği üzerine belirttiği hesap numarasına ödenir. Türkiye'nin ilk web tabanlı izinli pazarlama platformu SüperTeklif'e üye olmak için http://www.superteklif.com anasayfasından davet istemeniz ya da bir arkadaşınız tarafından davet edilmeniz gerekmektedir. Size gelen davet e-mailindeki linke tıkladıktan sonra karşınıza çıkan üyelik formunu doldurarak ve üyelik sözleşmesini kabul ederek üye olabilirsiniz. ÜCRETSİZ DAVET LİNKİ : http://www.superteklif.com/SuperUye/SuperUyeFormu.aspx?bid=cb5b6130-1c2f-406d-8c2c-b191eccd0884
4 days ago
|
|
|
kırçiçeği papatyawrote:
SÖZ UÇAR DUA KALIR
Nice sözler söylenir ama unutulur bir zaman sonra...Kalpten gelmeyen sözlerin ömrü bir nefesliktir.Bir nefes sonra kaybolup giderler ama kalbin sözü unutulmaz.Kalp sözünü hiç unutmaz.Kalbin sözü hedefine ulaşmadan yere düşmez.Kalbin sözü kalpten bir ruhla doğar ve ulaştığı yere hayat verir. Kalbin sözü hiç ölmez.Hatta kalp söze ihtiyaç bile duymaz,kalbin sözü sevgidir.İşte bu yüzden SÖZ UÇAR,SEVGİ KALIR. Bazı sözler vardır kalbe iner.Kalbi diriltir o sözler.Semalardan kalbe gelir,ruh beslerler.O sözden her bir harf bir meleğin omuzlarında iner.Ve insanın ayaklarını dünyadan keserler.O sözler ki taşa değse,taş parça parça olur,göz göz olur ağlar,yürek olup toza döner,semaya uçar.O sözler ki semanın kalbinden gelir.Bu yüzden: SÖZ UÇAR,VAHİY KALIR. Sözler vardır dünyadan öte,kalpten içeri... Sözler vardır yerden gelen ama semaya emanet edilen... Cennetin duvarları o sözlerle örülür.Gözyaşları o sözlere eşlik ederler.O yaşlar toplanır,Cennetin ırmakları oluverirler.Bu yüzden o sözler dudaklardan çıkar çıkmaz meleklerin kanatlarında semalara yükselir,Rabbin kapısına serilir.Onun cevabı özlenir.Özlenesi sözlere hasret ve hayretle beklenen cevap iliştirilir.Dua edenin kalbine iletilir.İşte bu yüzden: SÖZ UÇAR,DUA KALIR...
June 26
|
|
|
kırçiçeği papatyawrote:
ALLAH İÇİN ATEŞE ATILMAK VARDIR.LAKİN ATEŞE ATILMADAN ÖNCE KENDİNDE İBRAHİMLİK OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIR.ÇÜNKÜ ATEŞ SENİ DEĞİL İBRAHİMLERİ TANIR VE YAKMAZ.."
(----mevlana celaleddini rumi. hz----)
June 23
|
|
|
єѕιℓα єѕιℓαwrote:
Ey Allah (c.c.)ın kulları! Bugünün genç müslümanları! Her gün sabırsızca bekliyorsunuz, "Bana e-mail geldi mi?" diye. Günde bir kaç kez online oluyorsunuz. Mutlu oluyorsunuz, "Bir mailiniz var!" yazdığında. Okumak için sabırsızlanıyorsunuz. Bazı mesajlar gerçekten güzel, Arkadaşlarınızdan, dostlarınızdan sıcacık. Fakat çoğu öylesine gelmiş; alakasız. Sadece zamanınızı alıyor. Derhal siliyorsunuz. Biliyor muydunuz, yaklaşık 1400 yıl önce, Allah(c.c.) size uzun bir e-mail gönderdi. Meleği Cebrail(a.s.) aracılığıyla elbet, Kulu Muhammed Aleyhisselatuvesselam’a Açtınız mı bu e-maili? Subject: Kur’an, "Kuşku Barındırmayan Rehber" Download ettiniz mi bu dosyayı? Kalbinize bookmark’ladınız mı? Hayatınızın "favoriler"ine eklediniz mi? Her sabahınızın "başlangıç sayfası" yaptınız mı? Açtıysanız bu e-maili Hepsini okumuş olmalısınız... Gönderilen elçilerin kıssalarını... Helak olan kavimlerin öykülerini... İnsanlığa mesajları, Günlük hayatınızın rehberini, Geleceğe dair güzel haberleri, müjdeleri. Allah’ın sizden "reply" edip, E-mail olarak iyi amel beklediğini. şimdi, her sabah uyandığınızda; İlk bu e-maili okuyun. Kur’ân’da "save" edildiği şekliyle, Hatırlayın ve ona göre "reply" eyleyin. Sevgili genç müslümanlar; İslamın geleceğine "enter"leyin.
June 23
|
|
|
................wrote:
BaŞı YeRDe aŞıK..
Gerçek sevgi, sevenin varlığını kaplayan, ondan taşan, dışa vuran ve görünür kılınan bir vetiredir. Sevme duygusundan dolayı kişinin dış dünyasına yansıyan her şey aslında soyut olanın somutlaşması, özün kabukta yansıması, siretin surete aksetmesinden ibarettir. Bu bakımdan sevgi öncelikle seveni, sevenin sevgisi oranında da sevileni etkiler. Sevenin sevgiliye karşı takındığı tutum ve davranışlar, onun huzurunda veya gıyabında gösterilen gayret ve hizmet, bu sevginin dışa vurumunda da başlıca belirleyici unsurdur. Eski terbiye geleneğimizde, konuşulan sözü, üç yerde baş eğerek dinlemek bir kaidedir. Bunlardan biri büyüklerin küçükleri (amirin memuru, üstün astı) azarladıkları, ayıpladıkları, hatalarını ikaz ettikleri esnada küçüğün başını eğerek dinlemesidir (yazık ki modern hayatta küçükler büyüklere baskın çıkma konumundalar). İkincisi, kendisine iltifat edilen kişinin tevazu gereği başını yere indirmesi, bunun mahcubiyeti ile mahviyetkârlık göstermesidir (Bu dahi şimdilerde tersine dönmüştür). Başı yere indirmenin üçüncü sebebi asıl konumuz olan gerçek sevgi ve hürmettir. Evet, seven her daim sevgiliye bakmayı ister, bu doğrudur; illa ki sevgili kendisine baktığı anda bakış yönünü hemen yere indirmeye yeltenir. Gerçek sevginin göstergesi işte bu hâldir. Göz elbette kalbin aynasıdır ve elbette sevenin kalbi sevgiliye yönelik olmak, her daim ona bakmak arzusu güder; ne var ki iş tersine döndüğünde, yani sevilen lutfedip sevene baktığında, sevenin sevgi dolu kalbi, sevgilinin kalbindeki celale, onun haşmet ve heybetine dayanmakta zorluk çeker. Sevenin bu heybetten utanması, kendisini sevgilinin celali karşısında saygıya ve dolayısıyla gözlerini yere indirerek mahviyet göstermesine vesile olur. Aksi takdirde gerçek sevgi taşıyan bir kalb, sevdiğinin yüzüne bakmaya dayanamaz, yerinden fırlayacakmış gibi çırpınmaya başlar, kaynar, fokurdar. Hani eskilerin Efendiler Efendisi’nin güzel adı anıldığında sağ ellerini kalplerinin üstüne bastırma halleri vardır ya; işte bu tavır, Sevgili’nin adı anılınca kalbi yerinden oynatan gerçek sevginin zaruri bir neticesidir. Öte yandan gözler, delalet ettikleri gerçekleri dilden (zebandan) daha net açıklarlar. Sevgilinin gözlerine bakıp da sevgisinin karşılığı olan gerçeği öğrenmek yerine sevgilinin sözlerini dinleyerek umuda yapışmak, elbette sevgi işine daha layıktır. Dilden dökülenleri te’vil etmek, veya nalıncı keseriyle yontmak mümkündür, ama gözlerin anlattığını hiçbir yorum zerre miktar yerinden oynatamaz. Üstelik sözler bazen meramın tam tersini ifadelendirebilir, ama gözler asla yalan söylemez. Krallar ve sultanlar töresidir, huzura kabul edilen kişiler yere bakacaktır. Bu onları hem memnun eder hem de tebaalarına karşı heybetlerini, bir ölçüde de saygı ve sevgilerini arttırır. Nitekim yüksek makamdakilerin huzurunda onların yüzüne bakmayıp yere bakarak arz-ı hâl (arzuhal) eylemek bugün dahi edeb ve terbiye bilenlerin nihai saygı tavrıdır. İmdi, sevgili adını kalbinde ve dilinde her an zikr ü tesbih eden (anan ve tekrarlayan), sevilenin emir ve isteklerini kendi arzularından önde tutan, emrine boyun eğen, bunun karşılığında maddi veya manevi herhangi bir menfaate yönelik talepler gözetmeyen, sevgili adı anıldığında bütün varlığıyla ona yönelen, bir an olsun tereddüt göstermeden onun varlığı içinde kaybolmayı isteyen, sevgiliden konuşulmayı, onun güzelliğinden, yüceliğinden, yeganeliğinden bahsedilmeyi adeta bir vecd hali gibi canla başla kabul eden bir âşıkın, başını yere eğip bütün benliğiyle, hiçbir sapma göstermeden kendini ona teslim etmesinden daha tabii ne olabilir!?.. Sevgilinin yaşadığı yerlere gidip onun ayak izlerine basmayı, aradaki engelleri kaldırıp vuslata kapı açacak sebeplere yapışmayı, ondan her söz edilişte heyecan ve ürpertilere düşmeyi, sevgilinin lehinde ve aleyhinde söylenenlerden etkilenip ona göre ya muavenet, ya gayret göstermeyi, velhasıl onunla sevinmeyi, onunla üzülmeyi varlığının her zerresiyle kabul eden bir âşık için başını yere indirmek de ne gam!.. Bunu tekkelerin önünde kuru ekmek parçası bekleyen köpekler bile yapıyor!.. iSKeNDeR PaLa ----------------------------------------------------------------------- selam ve dua ile......
Apr. 26
|